ostrava – praha
Ostravada işim bitmiş, hızlı tren Pendolino ile Prag'a döneceğim. Hızlı trende rezervasyon yapmak gerekiyor. Bunun için de güzergah biletine ilaveten 200 CKR ücret alıyorlar. Bu trenle 350 kmlik yol 3.5 saatte gidilebiliyor. Tabi rezervasyon gerekmeyen daha yavaş trenler de sürekli işliyor bu hatta.
Trene binip yerimi buldum. Bu sırada babam arıyor Türkçe konuşuyorum. Az ilerdeki bir gençle göz göze geliyoruz. "Merhaba" diyor. Türk.
Telefonu kapattıktan sonra "Merhaba." diyorum. Bana yer numarasını bulmam için biletini uzatıyor. Sadece bilet, rezervasyon yok. Bu trende zorunlu rezervasyon uygulandığını söylüyorum. Anlamak istemiyor. Bilet istedim bunu verdiler diyor - tabi bilet isteyince onu veriyorlar doğru, normal.
Hiç tanımadığım için Çek Cumhuriyetinde yaşıyor sanıyorum ama herhalde öyle değil, çünkü Çek dilini konuşmuyor. Anlaşılan başka bir dil de konuşmuyor.
Adına, görevli ile ben konuşuyorum. Görevi olmadığı halde, biraz da ufflayıp puflayarak, bir sonraki trenin 30 dakika sonra olduğunu, ona binebileceğini, veya 200CKR verip bir koltuk tutabileceğini anlatıyor.
Genç cebine elini atıyor. 50CKR ve bozukluklar. Bende para olup olmadığını soruyor. "Üzerimde yok" diyorum. 50CKR para ile Ostrava'dan kalkıp Prag'a gidilir mi? Bir kahve parası. Demek ki gidiliyor.
Bir dahaki trene binebileceğini hatırlatıyorum. Tamam diyor. İnerken son bir kez.
"Abi sende varsa ver ya!" diyor.
İyi yolculuklar.