Yeni ve sürekli bir kategori açmaya karar verdim. İşimden dolayı elime bir çok CV geçiyor. Bunların ilk bakışta düzgün görünenleri kesin Internette bulunmuş şablonlar oluyor. Adayın kendisinin hazırladıkları ise asıl komedi.

CVlerin çoğunluğu İngilizce, onun için belki Türkçe ve İngilizce kategorilerinin ikisine birden koyabilirim.

Kişilerin isimlerini ve her türlü özel detayını saklı tutacağım. Sonuçta bu insanlarla dalga geçmek değil amaç. Amaç biraz eğlenmek, ve belki biraz bigilendirmek. CV’nizi burada görürseniz kızmayın. Kimseyi rencide etmek için birşey yapmıyorum. Benim düşündüğüm şeyleri yüzünüze söylemeseler de bir çok başka işveren düşünüyor olabilir. Bundan haberdar olmanız, olmamanızdan iyidir.

Ülkede işsizlik büyük sorunken neden iş arayan adaylar asgari bir çaba gösterip CV’lerini, ekte gönderdikleri emaillerini (veya cover letterlarını) olabilecek en iyi hale getirmeye çalışmazlar? Ve neden bir nebze olsun CV gönderilen yerin ortamını, oradaki dinamikleri düşünmezler. Örneğin CV’yi kim okuyor, kaç tane CV arasında, kaç saniye ayırıyor?

Ben üniversiteye giderken (Türkiye’de) görüşmeye giderken yanımızda CV’mizin üç nüshası olması gerektiği öğretilmişti. Yurtdışında da hep böyle gördüm. Fakat 3 senedir yaptığım görüşmelerde CV’siyle gelen aday sayısı tam tamına 1. “Yanınızda CV’niz var mı?” sorusuna aldığım cevap genelde “Göndermiştim” oluyor. Belki arada bu ve bunun gibi tüyolar verebilirim. Bu işte profesyonel değilim ama gördüğümü de paylaşacak kadar tecrübem var.

Gönderilerimi CV kategorisinden takip edebilirsiniz. Hadi konuların başına da “[CV]” koyayım.


./lp-translations-tools-login -s https://launchpad.net -u "LAUNCHPAD USERNAME"

./lp-translations-tools-upload -v -s https://launchpad.net -p openobject-addons/trunk -t hr-timesheet-invoice/tr ./hr_timesheet_invoice/i18n/tr_TR.po

login aracı ~/.lp-translation-tools dizini altında bir cookie oluşturuyor. Sonraki adımlarda tekrar giriş yapmaya gerek kalmıyor.

Not: curl yüklü olmalı

Puf fotoğraf makinesinin ipini yakalar ve bırakmak istemez. Video çekme işlevinde olduğundan “kamera” diyorum. Yerseniz :)

msgfmt -o dosyadi.mo dosyaadi.po

-o ile belirtilen çıktı dosyasının adı, digeri ise girdi dosyasının adıdır.

Ubuntu Karmic’in kurulduğu haliyle TuxGuitar sadece Java tabanlı öntanımlı ses sistemi ile çalışıyor. Bu ses sistemi soundfont yerine ‘java soundbank’ kullanıyor. Programı denemek ve ritim vs konuları için yeterli ama çıkan ses müziğe pek benzemiyor. Daha çok ortaokulda serviste oynadığımız “geyomaçlı” saatlerin müziğine benziyor.

Bunu düzeltmek için yapmamız gereken kaliteli midi enstrüman kayıtları içeren bir soundfont bulmak. Bunlar Internette mevcut. Bir çoğu da bedava.

TuxGuitar’la midi soundfont kullanmak için de “timidity” denen midi yazılımını kullanmak gerekiyor. (Buna ilaveten fluidsynth adında da bir midi yazılımı var ve daha iyi çalışabilir fakat çalıştırmayı beceremediğim için timidity’nin nasıl çalıştığını çözmek zorunda kaldım)

Karmic ile timidity’nin bir sorunu var. Timidity Bug 210472‘de görüldüğü üzere Karmic’de öntanımlı gelen ses sistemi pulseaudio (Yenilikler getireceğim derken eskiden sorun olmayan şeyleri sorun yapan yazılım pulseaudio. Ne zaman bitecek seninle derdimiz?) timidity ile anlaşamıyor. Kısaca timidity ‘root’ olarak çalışıyor, pulseaudio da ‘root’ olarak bağlanılmasına izin vermiyor. Bu kadar basit değil tabi ama özet olarak böyle.

Bu sebepten timidity-deamon’u kuralım herşey çalışsın diyemiyoruz. Onun yerine normal kullanıcı olarak ‘timidity’nin komut satırı arayüzüyle çalışmamız gerekiyor.

Aşağıdaki şekilde timidity’i kendi kullanıcımızla başlatıyoruz:

$ timidity -Os -iA

Test etmek için:

$ aconnect -o
client 14: 'Midi Through' [type=kernel]
0 'Midi Through Port-0'
client 128: 'TiMidity' [type=user]
0 'TiMidity port 0 '
1 'TiMidity port 1 '
2 'TiMidity port 2 '
3 'TiMidity port 3 '

Burada görüyoruz ki timidity 128:0 – 128:4 arası 4 port açmış. Bu portlardan ilki olan 128:0′ı testimizde kullanacağız.

$ aplaymidi --port 128:0 sonbestem.mid

Çalmaya başlarsa sorun yok. Kullanılan enstrümanların kalitesini beğenmezseniz Internet’te arayıp bulabileceğiniz çeşitli soundfontları indirin. Örneğin 8MBGMSFX.SF2 ve SGM-V2.01.SF2 diye ararsanız düzgün bir iki tanesini bulabilirsiniz.

Bunları kullanabilmek için /etc/timidity/timidity.cfg dosyasındaki

source /etc/timidity/freepats.cfg

satırını


#source /etc/timidity/freepats.cfg

olarak değiştirin. Bu öntanımlı soundfont’u iptal edecek. Daha sonra dosyanın altına


soundfont /home/oktay/.sf2/SGM-V2.01.sf2

benzeri şekilde yeni soundfontunuzun nerede olduğunu ifade eden satırı ekleyin.

Timidity’i sonlandırıp yukarıdaki şekilde yeniden başlattığınızda yeni soundfont’u kullanmaya başlayacaktır.

İyi çalışmalar.

© 2010 safsata.org / thatissopunkrock.org Please enjoy responsibly. Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha