Dönüp bakınca kısmetin döndüğü an olarak işaret edilebilecek an.
Önde giden otomobili bir düzlükte rahat bir şekilde geçiyorum. O da hızını artırıp takibe geçiyor. Motorun kıçına çok yaklaşılmasından hiç hoşlanmam. Hız kesmiyorum. İlerde bir viraj var. İyice arkama yaklaştı. Sağa yatıyorum. Dunloplar aklıma geliyor. Evet evet. Bu motor bu virajı almaz. Artık çok hızlı değilim. Motoru dikelim ve fren. Arkadaki aracı unutma. Düz gidecek yeterli yer yok. Daha çok fren.
Continue reading »
(Gezinin ilk bölümünde kahvaltı ederken tuttuğum notlar esas alınarak yazıldı)
31 Mayıs 2009 – Pazar
Sabah Puf gezdirildikten sonra yola çıkılıyor. Saat 9:30 civarı olmalı.
Boğaz köprüsü gişesinden geçtikten sonra hızla kalkınca viteste bir sorun oldu. 2 ile 3 arasını geçerken vites kolu boşaltıyor, bırakıp bir daha denediğimde geçiyor. Bir kaç defa deneyip, geri dönmeye gerek olmayan bir sorun olduğuna karar veriyorum.
İlk durak Şile. Daha önce Ömerli tarafına defalarca gittiğim yol. Beşiktaşın Ümrani’ye tesislerinin yanından geçilerek gidiliyor. Bu yolu genişletme faaliyetleri sürüyor. Yol genellikle düzgün ve geniş, fakat rampalara, aniden çıkan virajlara ve kamyonlara dikkat.
Continue reading »