Türkiye’ye kendimi yeniden yerleştirmeye çalışırken ne kadar istesem de kaçamadığım konularda ister istemez bilgim oluyor. Cumhurbaşkanlığı seçimi haberleri bu istemesen de haberin olacak olaylar sıralamasında Kenan Doğulu’nun Erovizyon şarkısı ile birinci sıraya oynuyor. Şarkı hakkında pek yoruma gerek yok. Seven varsa saygı duyarım. Yani aslında duymam ama en azından şarkı konusunda beğenisini sunan olursa sonradan aleyhinde kullanmam.

Fakat cumhurbaşkanı seçimi kötü bir klip ve reklam müziği gibi değil ki. Her gün bir “gelişme” oluyor. Her saniye bir son dakika haberi çıkıyor. Son saniyeye kadar devletin başbakanı statüsündeki insan cumhurbaşkanlığına aday olacak mı diye düşündük durduk. Ondan sonra aday Vecdi Gönül dediler. Her kesimden insan çok uygundur özetli yorumlar yaptı. Çok iyi bir aday dendi. Ertesi gün Abdullah Gül dediler, ona da çok iyidir, çok güzeldir, İngilizce bilir, geçmişte başbakanlığı Tayyip Erdoğan’a bırakarak fedakarlık yaptı.

Continue reading »

Son yazdığım yazıyı (Beş Para etmezlerin hükümdarlığı) yazarken aslında girmek istediğim konuya giremedim bile. Aslında konu Atilla Yayla ve başına gelenlerden ibaretti. Fakat ortaya daha öfkeli ve daha temel bir yazı çıktı. Fazla da içeriği olduğunu söyleyemeyeceğim. En nihayetinde herhangi bir argümanı olan bir yazı değil. Herhangi bir sonuca vardırmadım. Uzun çözümlemeler yapıp neden haklı olduğumu (düsündüğümü) açıklamadım.

Gözü kulağı olan herkesin zaten biliyor olması gereken bazı şeyleri bu sefer öfkemi gizlemeye çalışmadan yazdım.
Continue reading »

Devlet konusunda yazmak istediğim çok şey var. Bunları bu sayfalarda yazıp ilgilenenlerle paylaşmaya daha pek vaktim olmadı. Açıkçası bilgi birikimi olarak belki de henüz yeterli değilim ama birşeylerin yanlış olduğunu, değişmesi gerektiğini ve bunlardan çok daha önemli olmak üzere, değişmesinin mümkün olduğunu bütün benliğimde hissediyorum.

Bu duygulara son bir kaç yıl içinde yirmili yaşlarımın sonuna gelirken ulaştığımı düşünüyordum. Fakat özellikle şu son bir kaç ayda öğrendiklerim, yaşadıklarım, başıma gelen küçük büyük olaylar, rastlantılar, bana şu anda geldiğim yerin en az ilkokul yıllarımdan başlamış bir sürecin bu güne yansıması olduğunu hissettirdi.
Continue reading »

Daha önce mini dizi olarak yapılmış Battlestar Galactica (2003) filmini Emre’nin tavsiyesi üzerine indirip izledim. Eski bir film olsa da konusunu çok fazla açıklamadan dikkatimi çeken bir konuya değinmek istiyorum.

Filmde şu yada bu sebepten dolayı birkaç gezegenden oluşan bir koloninin başkanı ve yüksek seviyedeki bir çok yöneticisi ölüyor. Bu ölen yöneticilerden sonra en yüksek seviyeli devlet görevlisi olan Eğitim Bakanı bayan ise o sırada başka bir yerde olduğu için hayatta kalıyor. Bu şahıs dizide çok sakin ve mantıklı biri olarak gösteriliyor; oynayan aktör de bu izlenimi vermek üzere seçilmiş.
Continue reading »

© 2010 safsata.org / thatissopunkrock.org Please enjoy responsibly. Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha