Daha önce mini dizi olarak yapılmış Battlestar Galactica (2003) filmini Emre’nin tavsiyesi üzerine indirip izledim. Eski bir film olsa da konusunu çok fazla açıklamadan dikkatimi çeken bir konuya değinmek istiyorum.
Filmde şu yada bu sebepten dolayı birkaç gezegenden oluşan bir koloninin başkanı ve yüksek seviyedeki bir çok yöneticisi ölüyor. Bu ölen yöneticilerden sonra en yüksek seviyeli devlet görevlisi olan Eğitim Bakanı bayan ise o sırada başka bir yerde olduğu için hayatta kalıyor. Bu şahıs dizide çok sakin ve mantıklı biri olarak gösteriliyor; oynayan aktör de bu izlenimi vermek üzere seçilmiş.
Herkesin öldüğünü öğrenen eğitim bakanı bayan görevinin bilincinde olarak hemen bir din adamı bulunmasını isteyip bulunduğu mekanda gerçekleştirilen bir törenle başkanlık görevini kendi üzerine alıyor. Daha sonra da herkese emirler yağdırmaya başlıyor. Tabi dizide emirler yağdırma yerine, mantıklı ve yerinde kararları ve insancıl yönüyle öne çıkarılıyor bu karakter.
Filmin daha sonraki aşamalarında başkan, yok edilmemiş nadir uzay gemilerinden birinin kaptanına bir emir gönderiyor. Eğer karşı çıkarsa, kendisinin başkan olduğunun ve istediklerinin bir rica değil emir olduğunun iletilmesini istiyor.
Filmi izleyip görebileceğiniz bir çok hareketli sahne sonrasında elde kalan geminin kaptanı hayatta kalanlara gaz verici bir konuşma veriyor. Bir yandan da o da kendi otoritesini kurmaya çalışıyor.
Bu sırada kolonilerde canlı kalan elli bin kadar kişinin hepsi bir gemidedir ve yaşayacak yeni bir gezegen bulmak üzere yola çıkmaya karar verilmiştir.
Bu aşamada da yeni başkanımız bu zor şartlar altında hükümeti kurma görevinin önemini ve önceliğini aşağıdaki şekilde açıklıyor.
“If this civilization is going to function it’s going to need a
government. A civilian government run by the President of
the Colonies.”“Eğer bu uygarlık varlığını sürdürecekse bir devlete ihtiyacı olacak. Koloniler Başkanı tarafından yönetilen sivil bir devlet”
Daha sonra başkan, kapalı kapılar arkasındaki ilk toplantısında geminin kaptanı ile aşağıdaki şekilde anlaşır:
“You’re in charge of the fleet. But military decisions stay
with me.”(Kaptan) : “Filo’nun başında sen varsın ama askeri kararları ben veririm”
Eğer dikkat edilerek izlenirse bu gibi bir sürü örneği tespit etmek mümkün. Hemen her Hollywood ürününde olduğu gibi bu filmde de devlet fikrinin kaçınılmaz olduğu. Yöneticilerin iyi ve her zaman doğru kararlar veren üstün varlıklar olduğu fikri pekiştiriliyor.
Devletsiz bir hayat düşünülemediği için, yukarıda bahsedilen, “uygarlık için devlet şart” fikri, hiç bir delil gösterilmeden sırf sarfedilmekle ispatlanmış sayılıyor.
Başkan karakterinin, diğer otorite sahibi olabilecek kişi olarak gördüğü kaptanın önüne attığı sus payı bakanlık ise filmlerde çok sıkça görülmeyen fakat gerçek hayatta olduğunu çok iyi bildiğimiz bir olay.
Devletler, sahip oldukları otoriteyi yönettikleri halklar kabul ettikleri sürece insanlar üzerindeki güçlerini sürdürebilirler. Bu bakımdan otoriteye ortak olmaya çalışabilecek kişilerin en baştan susturulması da oldukça doğaldır.
Bir film deyip geçebilirdim. Genelde de öyle olur ama özellikle aktardığım sözlerin söylendiği anlardaki durum nedeniyle çok gözüme battı bu filmdeki devlet propagandası. Artık kendimizi ve uygarlığımızı devlet ve yönetilmek ile özdeşleştirmekten vazgeçme zamanı geldi.
İlerleyen günlerde fırsat olursa devlet kavramının sanıldığının aksine uygarlığı ileri değil geri götürdüğünü gözler önüne sermeye ve tarihten örnekler vermeye çalışacağım.
Siz de bu sadece bir dizi veya filmdir demeyip maruz kaldığınız bu tip propagandaların farkında olmayan çalışın. Eğer güzel örnekleriniz varsa emaille bana ulaştırabilirsiniz.

Battlestart Gallactica devlet, ordu, savaş, din, yapay zeka ve sivil-asker ilişkileri üzerine kafa yoran son yılların en güzel bilimkurgu yapımlarından birisi. Diğer yazılarını okuduğumda BG’nın sana itici gelmesini anlıyorum ancak BG’nin devlet progpagandası yapmaktan çok devlet ve ordu (ve bunlarla yakinen ilişkili din) Roma İmparatorluğu ve öncesindne beri var ve madem kolay kurtuluş yok en azından bunları daha iyi anlamakta fayda var yaklaşımı var bence.
Bir de Eğitim Bakanı sivil hükümeti sürdürmeseydi yönetimin kısır asker yaklaşımı ile yetersiz kalacak Adama’nın elinde kalacağı gerçeği var bu yüzden Bakan Hanım’ın iyi bir iş yaptığı sonucuna ulşmak da mümkün.
Selamlar…