Yerimde saymayı sevmiyorum. Yaptığım işin mükafatını almak iş tatminimde önemli bir faktördür. Bu yüzden 1,5 sene içinde bir üst pozisyona geçişi, 3 yıl içinde idari veya yönetici vasfıyla çalışmayı hedefliyorum.
Bu sefer herhangi bir CV’den alıntı değil ama kısaca Türkiye’de çok yaygın olan bir yanlıştan bahsetmek istiyorum.
İş başvurularında, CV’lerde olmasını bir yana bırakın şirketlerin iş ilanlarında ve aktif çalışan kişilerin kartvizitlerinde rastlanan bir ifade var.
Türkçe’de “sorumlu” kelimesini Türk Dil Kurumu sözlüğü aşağıdaki şekilde anlatıyor:
sf; (yani sıfat) Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul.
İngilizce responsible kelimesinin karşılığı Türkçe’de “sorumlu”. Fakat kelimenin İngilizce’de kullanımı Türkçe’deki gibi değil.
Doğru kullanımına bir kaç örnek vermek gerekirse:
He is responsible for taking out the trash.
She is a responsible person.
He is responsible to his boss for his lack of performance
“_isim_ responsible” şeklinde bir tamlama kullanımı ise yok. Yani Türkçe’deki gibi bir isimle bir sıfatı yanyana getirip tamlama yapılmıyor.
Dolayısıyla aşağıdakilerin tamamı yanlış kullanım ve Türkiye öncelikli olmak üzere İngilizce’nin ana dil olmadığı ülkelere özgü.
Sales Responsible
Marketing Responsible
Accounting Responsible
Finance Responsible
HR Responsible
Sales Responsible Türkçe düşününce Satış Sorumlusu olurmuş gibi geliyor ama maalesef olmuyor. Olup olacağı tek anlam, Satış Sorumlu‘dan başka birşey değildir. Görüldüğü üzere bu kullanım da anlamsızdır.
Belki de yukarıdaki Türkçe sözlük karşılığındaki Mesul kelimesi ile daha iyi anlatmak mümkün olur.
“Göreviniz ne?”
“Pazarlama mesul”
Bu kullanımda İngilizce’de sorumlu kelimesinin karşılığı olmadığına göre
Sales Representative
Marketing Staff
Accounting Specialist
gibi alternatif kullanımlara gitmek gerekiyor.
İngilizce konusunda iddialı aday‘ın daha önce görmediğim Türkçe ön yazısı.
Ön Yazı : Öncelikle ilanda aradığınız tüm özelliklerin bende mevcut olduğunu gördüm.İngilizce konusunda kendime güveniyorum. AMAÇ En Zor ve Kısıtlı Şartlarda Bile Başarı Sağlamak, Sadece Katkıda Bulunmak Değil Çalıştığı Kurumu Üst Hedeflere Ulaştırmada Görev Üstlenmek, Kalıcı İz Bırakmak, Kendimi Pozitif Yönde Geliştirmek KABİLİYETLER > Analitik düşünceyi proseslere uygularken pratik ve ergonomik çözümler üretme. > Zaman,dinamik,potansiyel ilişkilerin farkındalığı ve bunları aynı doğrultuda kesiştirme. > Her türlü farklı özgeçmiş ve karaktere sahip insanlarla anlaşma yeteneği. > Dinamik, pro-aktif ve kararlı bir kişilik. > Bir çok lisanı aynı anda ve akıcı kullanma.
Kariyer Hedefi:
Yanlışın, yanlış olduğunu bile bile yapmadığım, halledin onu gibi emir kiplerinin olmadığı;kimsenin bana rica değil ancak arz edebileceği makam deği;l bilgi,saygı ve sevgiyle donanmış bir kariyer!
Adayın soyadı SEVINCH [sic]. CV’yi ilk açtığınızda karşınıza bu çıkıyor kocaman harflerle.
Sonra şöyle devam ediyor:
Address : I can resident in two locations Chekmekoy / ISTANBUL & …
İngilizce konusuna girmiyorum ama Ç harfleri yerine geçen Ch yine karşımıza çıkıyor.
Daha sonra CAREER OBJECTIVES bölümü geliyor. Görünüşte çok oturaklı ama bakalım ne dediğini anlayabilecek misiniz?
Success in most difficult and restricted conditions. When projects are released and compony intentions higher level not only assisting, assuming duty and to be resposible as well.Leave permanent impact. Improve my personality in positive direction.
Fatih Terim’in CV’sini ele geçirmiş olabilir bu kardeşimiz.
Bu girizgahtan sonra TALANTS [sic] adı verilen bölümde adayın becerilerini görüyoruz.
Effecting analitical logic during processes to occuring practical and ergonomic solutions.
Aware of relationship between time, dynamic, potential and intercross them at same point.
Managing skills with every kind of different people if even they are with unlike profile.
Speaking multiple languages at same time.
Yazıldığı şekliyle çevirisi şöyle:
Çevrilemedi.
Zaman, dinamik ve potansiyel arasındaki ilişkinin farkındayım ve günün birinde bir yerlerde buluşturacağım.
Beceri yönetiminde her bir türlü çeşit adamla geçinirim. Facebook profilleri birbirlerine benzemeyen kişilerle takılıyor olsalar bile.
Aynı anda birden fazla dil konuşabilirim.
Bunun akabinde iş tecrübeleri ve eğitimle ilgili bölümü fire vermeden geçen adayımızın LINGUISTIC SKILLS başlıklı yabancı dil bilgisi bölümünde İngilizce (Reading, Writing, Understanding, Speaking) Highly Proficient iken, Bulgarca (yine aynı sınıflarda) Like Native Language. (Her Türk’ün kafasında “ana dili gibi” diye çınlamıştır eminim.)
Bilgisayar becerilerinin listelendiği COMPUTER KNOWELDGE [sic] bölümünde listelenen çeşitli paket programlar (Microsoft Office, Autocad) ve bilgisayar dillerinde (Pascal) adayın kendine biçtiği paye Very Nice. Rakı şiş kebap da very nice. Yine gelecek ben.
CV’nin sonunda iki adet üniversite hocası referansı olduğu halde hemen üzerinde söyle bir ibare var:
References will be shown if it is required !
Aday bu referansların nesini gösterecek daha onun yorumuna girmeyelim.
Düzeltici Faaliyetler:
- O çok iyi bilinen Microsoft Office’de imla taraması yapılacak
- chok iyi, nbr, a/s/l, ne war? gibi kullanımlar MSN dışına taşınmayacak
- İddialı cümleler mümkün mertebe hakim olunan bir dilde yazılacak
- Beceriler gerçekten işe yarar beceriler olacak
- CV raconunda yabancı dil konusunda Hiç Bilmiyorum yerine Orta, az biliyorum yerine “Writing Advanced, Reading Advanced, Speaking Needs Practice” yazılır. İyi biliyorum ise CV’den anlaşılır (google’dan çalmadıysa. Onun örneğini de koyacağım) ve bu grubun pratik eksiği vardır.
- Microsoft Office’i çok iyi biliyorum diyenler iyi derecede Word, orta derecede Excel kullanırlar. Asla Access bilmezler. (Bilen ayrıca yazar). Bu beceri sekreterlik benzeri pratik pozisyonlar dışında CV’de yer tutmaktan öteye gitmez.
- Bilgisayar konulu olmayan işlerde CV’ye yazılan programlama dili üniversitede bir dönem ders alınan programlama dilidir. Mülakatta on satırlık bir program yazdıramazsınız.
Başka bir CV’de buluşmak üzere.
* [sic] : http://tr.wikipedia.org/wiki/Sic
